4 Şubat 2017 Cumartesi

Yaşanmış Olay

Merhabalar;

Bulunduğum semt ve oturduğum evin caddesinde İstanbul da her hafta cumartesi günleri büyük bir pazar kurulmaktadır.Artıları eksileri ile her hafta sonu aynı düzende sabaha karşı pazar kurulur ve akşam karanlığı çökmek üzere iken pazarcılar kalan artıklarını caddeye bırakır ve toparlanıp giderler.Ortalık savaş alanı gibidir.(Bence bu olayı merkezileştirip bir çatı altın da sabit semt pazarı yapsalar çok daha güzel olur) Neyse akabinde bir grup belediye görevlisi gelir pazarın kaba pisliklerini temizlemeye başlar.

Olay da burada başlar. Dışarı çıkıp, evin bir kaç eksiğini alıp marketten dönerken, tahminimce 20-25 yaşlarında ağzı peçeli kapalı bir hanım, döküntülerin arasın da birşeyler aramaktadır. Sanki birşey kaybetmişte onu bulmak istercesine, uzaktan kısaca izlemeye başladığımda, kalan meyve ve sebzeler den seçmeye çalıştığını anladım. Bana doğru geliyordu, usulca yanına giderek; incitmemeye çalışarak, ablacım bir şey mi kaybettiniz dedim? şaşkın bir halde güler yüzle , yok bakınıyordum sadece dedi. Ben bir ihtiyacının olup, olmadığını sorup, bir miktar para vermek istedim, direk hayır, ihtiyacım yok, gerçekten inanın yok dedi. Aslın da vardı lakin o kadar onurluydu ki hemen teşekkür edip uzaklaştı.

Belki sıradan bir olay gibi gelebilir bu durum kimisine göre; ancak istanbulun bir çok noktasın da bağıra bağıra , yada ellerin de yazılar ile dolaşan dilencileri görünce insan kime yardım edeceğini şaşırıyor. İsteyen vermek gerekir şüphesiz ama gerçek mana da müslüman olan, dürüst olan insan istemeye çekinir. Diyanetin bir afişini görmüştüm daha önceden, MÜSLÜMAN DİLENMEZ, DİLENDİRMEZ! bu söz çok hoşuma gitmiştir.

Özetle; aslında çok muhtaç insan var ülkemiz de ve bunlar dilenmiyor istemiyorlar, o zop zor şartlarına rıza gösterip, tevekkül ile dua ile Allah tan istiyorlar. En doğru yerden istiyorlar.

Saygılarımla
Yorum Gönder